Arş. Gör. İpek Itır Can

En güncel teknolojik altyapıyla inşa edilmiş yenilikçi turizm destinasyonları olarak kısaca açıklanabilen akıllı destinasyonlar (Gretzel, Sigala, Xiang ve Koo, 2015a); turizmde erişilebilirliği artırmakta, kaynak ve atık yönetimini etkin kılmakta, turistlerin çevresiyle etkileşimini kolaylaştırarak turizm deneyiminin kalitesini yükseltmekte ve yerel halkın yaşam kalitesini iyileştirmektedir (Yalçınkaya, Atay ve Karakaş, 2018: 90). Tüm paydaşların bağlantı halinde olmasını destekleyen akıllı destinasyonlar; turistik alanların sürdürülebilir kalkınmasını desteklemekte, turistlerin memnuniyetini artırmakta, yerel halk ve turistler başta olmak üzere tüm turizm aktörlerine katkı sağlamakta ve dolayısıyla destinasyonun rekabetçiliğini yükseltmektedir (Buhalis ve Amaranggana, 2015: 381).

Kalitenin yükseltilmesi için önemli avantajlara sahip olan akıllı destinasyonların -Birleşmiş Milletlerin desteklediği Küresel Amaçların da etkisiyle- ulusal ve yerel otoritelerin, kamu sektörünün ve özel sektörün politikalarında ve stratejilerinde yer bulmaya başladığı bilinmektedir (Center on Governance, 2003). Sektörün akıllı destinasyonlara olan ilgisinin artmasına paralel olarak, akademi de akıllı destinasyonlar kavramını incelemeye ve kavramsal çerçevesini oluşturmaya başlamıştır.

Literatür incelendiğinde, akıllı destinasyon kavramının halen akıllı şehirlere ilişkin teorik bilgiye dayanarak ilerlediği görülmektedir. Bu durumun turizm akademisyenleri ve araştırmacıları tarafından ele alınabileceği, akıllı destinasyonlar ile akıllı şehirler arasındaki kavramsal farkların, boyut ve bileşen farklılıklarının incelenebileceği ve akıllı destinasyonların kendilerine has özelliklerinin tespit edilebileceği düşünülmektedir. Ayrıca turizm akademisinin dijitalleşme, akıllı teknolojiler ve sürdürülebilirlik konularına daha çok eğilmesinin, akıllı destinasyonların hem arz hem de talep yönüne ilişkin saha araştırmaları yürütmesinin, uygulamaya yönelik ve iş birliği unsurunun ön planda olduğu destinasyon projeleri geliştirmesinin ve tüm bu çalışmalar esnasında bilgi ve iletişim teknolojileriyle ilişkili alanlardaki akademisyenlerle iş birliklerini gözetmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir. Bunlara ek olarak, lisans ve lisans üstü düzeyindeki müfredatlara “akıllı turizm, turizm teknolojileri, akıllı destinasyonlar, turizmde akıllı uygulamalar” şeklinde adlandırılabilecek çeşitli dersler eklenmeli; bu alanlara ilişkin yazılacak yüksek lisans ve doktora tezleri desteklenmelidir.

Turizm işletmelerinin çevreci bir perspektif benimsemelerinin, kaynak ve atık yönetimini desteklemelerinin, akıllı turizm teknolojileri uygulamalarını artırmalarının ve bu uygulamaların turistlerin geri bildirimleri üzerinde yarattığı etkileri gözlemlemelerinin faydalı olacağı düşünülmektedir. Ayrıca sektör çalışanlarının akıllı teknolojilerle ilgili bilgilenmesi ve bilinçlenmesi için her düzey çalışana konu hakkında eğitimler verilmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra turizm sektörü temsilcilerinin bulundukları destinasyonlarda bilgi ve iletişim teknolojileri altyapısının oluşturulması için kamuoyu üzerinde baskı oluşturması destinasyonların akıllı niteliğinin gelişimi için oldukça önem arz etmektedir.

Turizm destinasyonlarına akıllılık sağlamadaki en büyük pay, hiç kuşkusuz yerel ve ulusal kamu otoritelerine aittir. Bu doğrultuda otoriteler, öncelikle destinasyonların mevcut durumunu belirlemeli, vizyon ve misyonunu geliştirmeli, paydaşları bir araya getirmeli ve her bir destinasyon için ayrı bir yol haritası, stratejisi ve eylem planı oluşturmalıdır. Bu esnada her bir destinasyonun kendine has özellikler sergilediği göz ardı edilmemelidir. Akıllı destinasyonlarda, tüm paydaşların katılımcı rol üstlenmeleri oldukça önemlidir ve bu noktada kamu otoritelerinin destekleyici rolü ön plana çıkmaktadır. Benzer şekilde tüm paydaşların bilinçlendirilmesi, eğitim düzeylerinin artırılması, katılımlarının teşvik edilmesi ve ortak akıl bilincinin yerleştirilmesi de kamu otoritelerinin sorumlulukları arasındadır. Ayrıca destinasyonlardaki bilgi ve iletişim teknolojileri altyapısının güçlendirilmesi, şehir planlamalarında akıllılığın göz önünde bulundurulması, akıllı turizm alanında çalışacak ekiplerin kurulması ve bu alandaki projelerin desteklenmesi gerekmektedir. Akıllı hale gelen destinasyonların turizm için bir katma değer sağlayabilmesi adına tanıtılması da büyük bir öneme sahiptir. Bu noktada ise özellikle ulusal kamu otoritelerine büyük roller düşmektedir. Türkiye’de ulusal otoriteler tarafından yayımlanmış “2020-2023 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı” oldukça önem arz etmektedir. Bu plan baz alınarak öncelikli olarak geliştirilmek istenen turizm destinasyonlarına yönelik çalışmalar gerçekleştirilmesinin oldukça faydalı olacağına inanılmaktadır.

TDGD tarafından hazırlanan “Turizm Temelli Destinasyon Yönetimi” kitabının “Destinasyonlarda Yeni Bir Yaklaşım: Akıllı Şehirler ve Destinasyonlar” bölümünden özetlenerek alınmıştır.