Doç. Dr. Tülay Güzel-Doktora Öğr. Gökhan Turak

Tarihi ve kültürel miraslar, doğal güzellikler gibi ziyaretçiler için motivasyon oluşturan kaynaklar, bir destinasyonun kimliğinin oluşturulması ve pazarlaması açısından etkilidir. Özellikle destinasyon konumlandırma, marka ve imaj oluşturma için kültürel miras, destinasyonların insanların zihninde benzersiz imajlar ve hayaller oluşturmasını sağlayan faktörlerden biridir (Mitsche, Vogt, Knox, Cooper, Lombardi ve Ciaffi 2013).

Birçok destinasyon, turizm pazarında rekabetçi olabilmek için yerel ve kültürel değerlerini turistik ürün olarak kullanmaktadır. Özellikle otantik deneyim ve özgünlük arayışlarının arttığı son yıllarda destinasyonlara özgü kültürel miras değerleri, turistler için çekicilik unsuru haline gelmiştir. Bazı destinasyonlar bu değerleriyle yalnızca ulusal değil aynı zamanda uluslararası turizm pazarından da turistlerin tercih sebebi olmaktadır.

Turistlerin kültürel miras değerlerini görmek ve deneyimlemek için yaptıkları harcamalar destinasyonlara büyük bir gelir getirmektedir. Örneğin, 2015 yılında Cannes şehrinde düzenlenen film festivalinde 84.000 ziyaretçinin toplamda 65 milyon Euro harcama yaptığı ve çevredeki otellerin yıllık gelirlerinin neredeyse %15’ini kazandıkları tespit edilmiştir. Rio De Janeiro şehri 2017 yılında gerçekleştirilen Rio Festivali’nden 3 milyar dolarlık bir döviz getirisi elde etmiştir.

Kültürel miras, ilgili destinasyonların turizm sektöründe gelişmesi ve büyümesi için bir fırsattır. Fakat turizminin gelişimi iyi olmazsa ve bu faaliyetler yönetilmezse hem kaynaklar hem de sosyo-kültürel açıdan zararlar olabilir. Sürdürülebilir bir kültürel miras, turizm endüstrisine ulaşmak ve miras kaynaklarını korumak bu durumda dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan birisi olarak karşımıza çıkmaktadır (Pekerşen, Güneş ve Seçuk, 2019).

Miras korumanın maliyeti çok büyüktür ve miras turizm için kullanıldığında artar, bu nedenle kültürel değerlerin turist akışlarına dâhil edilmesi ve etkin yönetim yoluyla yeniden canlandırılması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması gerekmektedir (Slunjski, 2018). Kültürel miras değerleri iyi sunulursa bazı turistlerin yüksek sezon dışında destinasyona gelmeyi düşüneceği varsayılmaktadır. Turistler, kültürel mirası deneyimledikleri destinasyonda daha fazla para harcayabilir. Kültürel değerlerle ilgilenen turistler, atölye çalışmalarına katılabilir ve bu tür bir deneyim için ödeme yapmaya istekli olabilir (Lovrentjev, 2015).

Özellikle bir destinasyonun sürdürülebilir turizm gelişiminde yerel halk önemli rol oynamaktadır. Yerel halk kültürel miraslarını bir hediyelik eşyayla turistik ürünlere dönüştürerek, turistlere satarak veya evlerini kiralayarak turistik faaliyetler yürütebilir. Kültürel miraslarının gelir kaynağı olduğunu gören insanlar, miraslarını korumaya ve sürdürmeye devam edeceklerdir. Böylelikle destinasyonda bulunan yerel halkın turizm farkındalığı artmış olacaktır (Kalyoncu, 2022).

Fakat turizmden elde edilen ekonomik büyüme, sakinlerin refahı üzerinde her zaman olumlu bir etkiye sahip değildir. Turizmin destinasyonda yaşayan yerel halka ekonomik faydalarının yanı sıra çevresel bozulma, kalabalık, gürültü, çöp, trafik ve park sorunları, su kirliliği, artan suç, artan yaşam maliyeti, insanlar arasındaki sürtüşmeler ve sakinlerin yaşam tarzlarındaki değişiklikler gibi olumsuz etkileri de olabilmektedir. Yoğun bir turizm sezonunda veya ev sahibi topluluktaki özel bir etkinlik sırasında bölge sakinleri, destinasyonun altyapı ve kaynak kapasitelerini aşan turist miktarıyla karşı karşıya kalabilmektedir. Yerel halk turizmin topluma getirdiği faydaları takdir etse de günlük hayatlarını yaşamanın zorluklarıyla baş etmek zorunda kalabilmektedir. Ayrıca bu zorluklar, bölge sakinlerinin turizm yanlısından turizm karşıtlığına kadar değişen turizme yönelik tutumlarını etkileyebilir. Bu nedenle destinasyondaki tüm turizm paydaşları, kamu veya özel sektör olsun, zaman içinde toplumun refahı üzerindeki olumsuz etkileri izlemeli ve sakinlerin olumsuz tutumlarını azaltmanın yollarını aramalıdır (Jeon, Kang ve Desmarais, 2016).

TDGD tarafından hazırlanan “Turizm Temelli Destinasyon Yönetimi” kitabının “Destinasyonlarda Kültürel Miras” bölümünden özetlenerek alınmıştır.