Doç. Dr. Yeşim Koba

Günümüzde geleneksel tatil anlayışının değişmesiyle birlikte tatillerini aktif olarak geçirmek ve yeni deneyimler kazanmak isteyen bir turist kitlesi oluşmuştur (Mill and Morrison, 2002: 13). Bu durum farklı turizm deneyimlerini oluşturacak turizm anlayışlarının doğmasıyla turizmin çeşitlenmesini ve alternatif turizmin gelişimini etkilemiştir. Kültürel ve çevre değerleri yüksek bir turist kitlesinin oluşmasıyla birlikte turizm endüstrisi hem arz hem de talep yönünde yeni arayışlara yönelmiştir. Destinasyonlarda yerel ve kültürel değerlerin ortaya konulduğu, yerel halk ve turist iletişiminin yüksek olduğu turizm çeşitleri, turistler için itici bir faktör ve destinasyon için de önemli bir çekim gücü oluşturmaktadır (Kömürcü, Boz ve Tükeltürk, 2014). Destinasyonlarda düzenlenen etkinlikler hem turistler için bir seyahat motivasyonu oluşturmakta hem de destinasyonun kültürel mirasını, değerlerini, inançlarını, yaşam biçimlerini ortaya koyarak çekim gücü yaratmaktadır.

Etkinlik turizmi, “turistlerin destinasyonu ziyaret etmesi amacıyla destinasyonun sahip olduğu turizm çekiciliklerinin planlanması, geliştirilmesi ve pazarlanması” olarak tanımlanabilir (Getz, 1997: 16). Tassiopoulos (2005: 4) ise etkinlik turizmini, “turistik çekiciliği artırmak ya da farklı bir çekim unsuru yaratmak amacıyla etkinliklerin geliştirilmesi, planlanması, pazarlanması, düzenlenmesi ve yönetilmesi” olarak tanımlamıştır. Etkinliklerin en önemli özelliği, geçici birer olay olmalarına rağmen süresi, biçimlenişi ve yönetimi açısından her birinin farklı, özgün olmasıdır (Tassiopoulus, 2005:11). Etkinlik turizminin temel amaçları arasında destinasyon hakkında olumlu imaj yaratılması, sezonun uzatılması, talebin belli bir alana eşit biçimde yayılarak yerli ve yabancı ziyaretçi çekilmesi yer almaktadır (Tassiopoulus; 2005:4).

Etkinlik yönetimi ve pazarlaması, bir destinasyonda işletmeleri, yerel halkı ve ziyaretçileri de içine alan, belirli bir tema çerçevesinde düzenlenen faaliyetler olarak adlandırılmaktadır (Keprowska, 2019: 199). Etkinlikler, destinasyonların tanıtılmasında ve marka değerinin oluşturulmasında önemli turistik çekiciliklerin başında gelmektedir. Etkinlik pazarlaması, destinasyon imajının oluşturulması ve marka değerinin yaratılmasında olumlu etkiler oluşturmaktadır (Liu vd., 2018: 464- 471).

Etkinlik turizmi kapsamında destinasyonlarda düzenlenen festivaller önemli bir çekicilik oluşturmaktadır. Tarihsel olarak insan, ilk çağlardan itibaren sosyalleşmek ve değerlerini hatırlamak için kutlamalar ve gösteriler yapmıştır (Dimmock ve Tiyce, 2001: 356). Toplumlar özellikle küçük ve orta ölçekteki festival etkinlikleriyle kültürel özelliklerini temsil etmek istemişlerdir (Wagen, 2007:5). Festivaller ve etkinlikler, ev sahibi topluluğun kendini, kültürünü, değerlerini ve yaşamı algılayış biçimini temsil etmektedir (Derret, 2004: 33). Festival etkinliklerinin destinasyonların kültürel özelliklerini içermesi, kültür turizmi ile festival turizmi arasında yakın bir ilişki olduğunu göstermektedir.

Etkinlikler, destinasyonlarda yerel ekonomiyi canlanmakta ve bölgenin tanınmasına, popüler hale gelmesine ve sahip olduğu kültürel mirasın değerinin anlaşılmasına ve korunmasına katkı sağlamaktadır. Etkinliklerin sürdürülebilir gelişimi, destinasyon üzerinde yarattıkları ekonomik ve sosyal faydalar, destinasyonlarda etkinlik yönetimi konusunun öneminin göstergesidir. Etkinlikler, destinasyon üzerinde ekonomik, sosyal ve çevresel olarak olumlu ve olumsuz etkiler yaratmaktadır. Dünyanın birçok ülkesinde düzenlenen etkinlikler eşsiz bir turizm ürünü olmasına rağmen, destinasyon üzerindeki etkisinin fark edilmesi ve bir turizm ürünü olarak ele alınmaya başlanması gecikmiş bir konudur (Getz ve Frisby, 1990, 7).

Dünya turizm pazarında rekabet her geçen gün artmakta, pazardaki turizm bölgesi ve ürün sayısı çoğalmaktadır. Destinasyonlar, pazar paylarını korumak için turistlere yeni deneyimler sunarak farklılaşmak zorundadır. Her etkinliğin temasının farklı ve özgün olması, dolayısıyla turistler tarafından “hayatta bir kez yaşanması gereken deneyim” olarak algılanması, destinasyon pazarlaması ve rekabeti açısından farklı bir ürün oluşturma fırsatı sunmaktadır. Tüm bunlar göz önüne alındığında, etkinliklerin destinasyon açısından önemi anlaşılmakta ve önemli alternatif turizm ürünleri arasında yer alan etkinliklerin yönetimi destinasyonun geleceği açısından hayati önem taşımaktadır.

TDGD tarafından hazırlanan “Turizm Temelli Destinasyon Yönetimi” kitabının “Destinasyonlarda Etkinlik Yönetimi ve Festivallerin Rolü” bölümünden özetlenerek alınmıştır.